LIBRI
Epigrafi, Çeviri ve Eleştiri Dergisi
  • tr
  • en
  • Ana Sayfa
  • Dergi Hakkında
  • Son Sayı
  • Arşiv
  • Yayın Etiği
  • Yayın Gönderme
  • Yazım İlkeleri
  • Yayın Süreci
  • İletişim
Anasayfa » 2018 » Orta Çağ’da Venedik, Papalık ve Türkler 1243-1353

Orta Çağ’da Venedik, Papalık ve Türkler 1243-1353

 

Orta Çağ’da Venedik, Papalık ve Türkler 1243-1353

Serdar ÇAVUŞDERE

ISBN: 9786059787543
Sayfa: 232
Baskı Yılı: 2017
Baskı Yeri: İstanbul
Yayınevi: Yeditepe Yayınevi

LIBRI III (2017) 45-49
DOI: 10.20480/lbr.2018009
Geliş Tarihi: 12.01.2018 | Kabul Tarihi: 18.01.2018
Elektronik Yayın Tarihi: 25.01.2018
Telif Hakkı © Libri Kitap Tanıtımı, Eleştiri ve Çeviri Dergisi, 2018

pdf  PDF indir

references  PDF görüntüle

info  Atıf Düzeni

S. ÇAVUŞDERE, Orta Çağ’da Venedik, Papalık ve Türkler 1243-1353. İstanbul 2017. Yeditepe Yayınevi, 232 sayfa. ISBN: 9786059787543

Dr. Serdar Çavuşdere yüksek lisansını 2007’de Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi’nde; doktorasını 2014’te, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Ens­ti­tü­sü’nde tamamlamıştır. 2010-2011 yılları arasında Venedik’te Ca’Fos-cari Üniversitesi’nde Ortaçağ Akdeniz Tarihi üzerine araştırmalarda bulun­muştur. Çalışmaları Türklerin 13. ve 14. yüzyıllarda Akdeniz’deki ve Ege’deki faaliyetlerine odaklanmaktadır. İngilizce ve İtalyanca bilen Çavuşdere’nin, bu alanda çeviri ve telif akademik makalelerinin yanı sıra kitapları da bulun­maktadır.

Dr. Serdar Çavuşdere’nin tanıtımını sunduğumuz Orta Çağ’da Venedik, Papalık ve Türkler adlı kitabı Giriş kısmına ek olarak üç bölümden ve bir ek bölümlerinden oluşmaktadır. Giriş (13-17) kısmının başında, 11. yüzyılın ikinci yarısı ile 13. yüzyılın sonlarında Akdeniz’de yaşanan siyasi, ekonomik ve sosyal yapıları şekillendiren olayların etkilerini günümüze kadar sürdürdüğü vurgulanmıştır. Bunların olayların ilki olarak Selçuklu Türkleri’nin Anadolu’ya girerek Batı Anadolu kıyılarına kadar ulaşmaları gösterilmiştir. Bahsi geçen dönemden önce Akdeniz’in güneyinde Müslümanların, kuzeyinde ise Doğu Romalıların hâkimiyetinden bahsedilerek; bu durumun Avrupa’ya özellikle ekonomik açıdan yaşattığı zorluğun Haçlı Seferleri’nin nedenlerinden birisi ol­duğu belirtilmiştir. Bu seferlerin Akdeniz’deki ayağını ve seferlerden kay­nak­lanan ekonomik kazançlardan İtalyan şehir devletlerinin faydalandığı ifa­de edilmiştir. Bu kazançlar o kadar önemliydi ki Venedik IV. Haçlı Seferi ordu­sunu çıkarları doğrultusunda İstanbul’a yöneltmiş, burada bir Haçlı devleti kurulmuş; Venedik de hakimiyet alanını Ege’de genişletmişti. Çavuşdere’ye göre, Ege Denizi havzası gerek coğrafi konumu gerekse ticari değer taşıyan ürünleri barındırması açısından oldukça önemliydi. Nitekim ona göre 1291’de Haçlıların Yakındoğu’dan atılmasının ardından, Haçlı seferleri planları Vene­dik ve Cenova’nın çıkarları doğrultusunda buraya doğru kaymıştı. Bu nedenle Müslümanlar ile Hıristiyanlar arasındaki mücadele çok daha geniş katılım­cıyla Ege’ye kayacaktı: Batı Anadolu Beylikleri ve Katalanlara karşı Venedik Cumhuriyeti, Papalık, Doğu Roma İmparatorluğu, Rodos Şövalyeleri, Cene­vizliler, Napoli Krallığı, Kıbrıs Krallığı, Mora Prensliği ve Ege’deki siyasi yapı­lar… İşte kitap bu mücadeleye odaklanmaktadır.

Kitabın ilk bölümü Ege’nin Yeni Sakinleri: Türkler ve Latinler 1243-1304 (21-42) üst başlığını taşımaktadır ve üç alt başlığa ayrılmıştır. Bu bölümde ilk olarak Batı Anadolu’da Anadolu Selçuklu Devleti’nin faaliyetlerine değinilmiş; 1243 Kösedağ Savaşı sonrası bölgede Anadolu Selçuklu hâkimiyetinin zayıf­ladığına işaret edilmiştir. Sonrasında, başkentini İznik’e taşımış olan Doğu Roma İmparatorluğu’nun Batı Anadolu’da Türkmenlerin ilerleyişine engel ol­mak istediyse de bunu başaramadığı, 14. yüzyıla girilirken bölgede beyliklerin kurulduğu ifade edilmiştir. Buna karşılık Doğu Roma paralı Katalan bölüğünü Türklere karşı bölgeye getirdiyse de bunlar bir süre sonra ücretlerini alama­dığı gerekçesiyle Doğu Roma topraklarını yağmalayıp Atina’ya gitmişlerdir. Üstelik Katalanlar ile Türkler arasında dostluğun peyda olduğuna dikkat çekil­miştir. Bu bölümün son kısmında Venedikliler ve Cenovalıların Ege’de 1204-1304 arasındaki yayılmaları mevzu bahis edilmiştir.

İkinci bölümün ana başlığı Türkler’in Ege’de İlerleyişi ve “Passagium Parti­culare” 1304-1334 (45-108) şeklindedir. Bu bölümün ilk konusu Papalığın değişen Haçlı Seferi projesidir. Buna göre Papalık, Haçlı Seferi hedefini – Doğu Ro­ma’nın da yardım çağrıları doğrultusunda- doğrudan Batı Anadolu’daki Türk­lere çevirmiştir. Sonrasında Cenovalı Zaccaria ailesinin Sakız Adası’nı ve Fo­ça’yı Doğu Roma hâkimiyetinden nasıl aldığı anlatılmış ve böylece bu aile­nin de Ege’deki siyasi mücadelede taraf olarak yer alması açıklanmıştır. Ça­vuşdere akabinde, 1291’de Yakındoğu’dan atıldıktan sonra Kıbrıs’a yerleşen Rodos Şövalyeleri’nin, 1306-1309 yılları arasında Rodos Adası’na sahip olma­larını aktarmıştır. Ona göre bu hareket geniş bir Haçlı Seferi politikası olan passagium generale’den sınırlı bir alanı kapsayan passagium particulare’ye geçişin en somut örneğidir. Yeni oyuncuların da devreye girmesiyle Ege’de ça­tışma kendisini göstermiş; Rodos Şövalyeleri, Papalığın Türklerle ticareti yasaklayan emrine uymadıkları gerekçesiyle, Venedik ve Ceneviz gemilerine saldırmışlardır. Buna karşılık Türkler, Cenevizliler ile ittifak yaparak Rodos Şövalyeleri’ne saldırmışlar; Yunanistan’daki Katalanlarla beraber hareket ede­rek yağma hareketlerinde bulunmuşlardır. Yazara göre çoğu zaman bera­ber hareket eden beyliklerin (Karesi, Saruhan, Aydınoğlu ve Menteşe) asker­leri Zaccaria ailesi ile Rodos Şövalyeleri’ne ait topraklara saldırırken; deniz savaşlarında genellikle Türkler mağlup oluyordu. Ancak bu durum akınları en­gel­lemeye yetmemekteydi. Çavuşdere’ye göre, Aydın-Menteşe beylikleri­nin 1318-1329 yılları arasında Katalanlar ile yaptıkları ittifak neticesinde gerçekleştirdikleri akınlar Venediklilerin çıkarlarını tehdit edince Venedikli Ma­rino Sanudo Torsello, yarı-resmi olarak, bir Haçlı Seferi için ilgililer nezdin­de girişimlerde bulunmuştur. Bu girişimler istenilen neticeleri elde edemese de Aydınoğlu Beyliği’nden Gazi Umur Bey’in akınları ve Saruhan Beyliği’nin akın­larının genişlemesi Ege’deki Latinlerin yanı sıra Doğu Roma İmparator­luğu için de tehlikeli hale gelmişti. Diğer yandan Karesi Türkleri de Trak­ya’daki Doğu Roma topraklarına ve kuzey Ege’deki adalara akınlarını sürdürü­yordu. Yazara göre akınların devam etmesi Venedik’i harekete geçirmişi ve cumhuriyet pek çok devleti Türklere karşı oluşturulacak donanmaya katılma­ya davet etmiştir. Fakat Venedik’in bu girişimine sadece Rodos Şövalyeleri kat­kıda bulundu. Üstelik Venedik girişimlerini sürdürürken Andınoğlu Beyi Ga­zi Umur Bey, Saruhanoğulları ile birlikte Mora’ya büyük bir akın düzen­lemiştir. Venedik ve Rodos Şövalyeleri’nin katılımıyla oluşturulan Haçlı do­nanması Karesi Beyliği’nin donanmasını yok etmiş; Aydınoğlu Beyliği’nin elindeki İzmir’e bir saldırı düzenlediyse de başarı elde edememiştir. Çavuşde­re’ye göre bu ittifak oluşturulduğu 1338 yılının Aralık ayında dağılmış ve Türk akınlarını bir süre durdurmaktan başka bir işe yaramamıştır.

Son bölüm olan üçüncü bölüm Ege’de Egemenlik Mücadelesi ve İzmir Haç­lı Seferi 1334-1353 (111-172) ana başlığından oluşmaktadır. Bu bölümün ilk konuları Venedik’in başarısız olduğu ittifakı canlı tutma isteği ile Ceneviz­lilerin Doğu Roma’ya bağlı Midilli’ye saldırması üzerine Doğu Roma’nın Aydınoğlu Beyi Umur Bey’e yakınlaşmasıdır. Sonrasında Venedik’in Aydın ve Men­teşe Beylikleri ile yaptığı barış antlaşmaları ele alınmış ve Umur Bey’in yükselişine yer verilmiştir. Çavuşdere, Umur Bey’in yükselişi üzerine 1343 yılında Türklere karşı oluşturulan Venedik-Papalık-Rodos-Kıbrıs Krallığı ile Ege’nin yerli Latin hâkimlerinin katıldığı ittifakın kuruluşuna geçmiştir. Do­nan­manın kurulmasının ardından Haçlıların İzmir’in liman kalesini alışı ve Umur Bey’in karşı saldırıları aktarılmıştır. Diğer yandan çarpışmalar devam eder­ken bunun dışında bir ilerleme olmayınca müttefik Haçlı ordusu arasın­da geçimsizlik baş göstermişti. Yazar bu süreçte ittifakta yer almayan Ceno­valıların Türklere alenen yardım ettiklerini de ifade etmiştir. Sonrasında ta­raflar arasında başlayan barış görüşmeleri aktarılmış fakat bir netice elde edilemeyince Umur Bey Haçlıları İzmir’in liman kalesinde kuşatma altına al­mıştır. Kuşatma sürerken Umur Bey şehit düşmüş, yerine geçen Hızır Bey ile Haçlılar arasında yapılan antlaşma ise, yazara göre Papa tarafından onaylan­madığı için daimi olarak yürürlüğe konulamamıştır. Çavuşdere’ye göre Haçlı ittifakı dağılınca Aydınoğulları için oldukça ağır şartlar içeren bu antlaşmanın bir hükmü de kalmamış; taraflar çıkarları neticesinde politikalarını sürdür­müş­lerdir.

Kitabın Sonuç (173-181) bölümünde çalışmanın odak noktasında; Akde­niz’de değişen dengeler neticesinde Haçlı Seferleri planının Ege’ye kaymasıy­la İzmir’e düzenlenen Haçlı Seferi’nin arka planında yatan tarihi gerçekleri ortaya koymak olduğu belirtilmiştir. 1291-1353 yıllarının Müslümanlar ile Hı­ristiyanlar arasında yeni bir çatışma dönemi olduğunu belirten yazar, Akde­niz’deki ve Ege’deki aktörlerin çokluğu ve çeşitliği ile çıkarlarının bazen örtüşen bazen de kesişen değişkenliğinin çalışmada üzerinde durulan diğer önemli husus olduğunu belirtmiştir. Daha sonra yazar 10. yüzyıldan itibaren Akdeniz’de güçlenen Müslüman hâkimiyetinin Haçlı Seferleri’ne ve Reconqu­ista Hareketi’ne neden olduğunu ifade etmiştir. Yazara göre 1204’teki IV. Haçlı Seferi öncekilerden oldukça farklıdır ve Akdeniz ile Ege’deki değişmeleri yakından etkilemiştir. Oluşan yeni ortama Türklere karşı yürütülen mücade­lenin de eklenmesiyle Haçlı Seferi planlarının hedefi Kutsal Topraklar’dan Türkler üzerine kaymıştır. Yazara göre hedef teoride Kutsal Topraklar olsa da Hıristiyan Batı, Müslümanlar karşısındaki sınavını, ittifaklarla ve Haçlı Sefer­leri ile Ege’de Türklere karşı vermiştir.

Dr. Serdar Çavuşdere’nin bu çalışması tarihin pek çok alanıyla ilişkili olan bir dönemi kapsaması açısından son derece önemlidir. Ege’de değişimin ol­duğu bir süreç dönemin kaynaklarından istifade edilerek son derece güzel bir biçimde özetlenmiştir. Yazarın kaynaklara hâkimiyeti gerek metin içerisinde, dipnotlarda ve gerekse Ekler (201-221) kısmında verilen kaynaklardan alıntı­larla ortaya çıkmaktadır. Diğer yandan çalışma çoğunlukla siyasi ve askeri bir anlatı çerçevesinde şekillendirilmiştir. Zaman zaman kullanılan uzun cümle­ler anlatımda akıcılığı etkilemektedir. Öte yandan bu alanda kendinden sonra yapılacak çalışmalara yol açması hasebiyle tarihçiliğimiz açısından önemli bir eserdir.

Marmara Üniversitesi
Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü

Abdurrahman Onur ÇALIŞIR (MA) 
onrcalisir@gmail.com

  • Atıf Düzeni
  • Direkt Link

A. O. Çalışır, Orta Çağ’da Venedik, Papalık ve Türkler 1243-1353. Yazar: S. Çavuşdere, Libri IV (2018) 45-49. DOI: 10.20480/lbr.2018009

Kalıcı bağlantı adresi: http://www.libridergi.org/2018/lbr-0139

27 Ocak 2018 Aykan A.
← Antikçağ’da Korsanlık
Medieval Scandinavian Armies 2: 1300-1500 →

eISSN: 2458-7826

Yayın Gönderme

Çalışmalarınızı Editöryal Prensiplere ve Yazım İlkelerine göre düzenledikten sonra,  libri@akdeniz.edu.tr
adresine gönderebilirsiniz.

SCImago Journal & Country Rank

eISSN: 2458-7826

    PhaseKapakWeb
    PhaseKapakWeb
    PhaseKapakWeb PhaseKapakWeb PhaseKapakWeb

    SAYI I (2015)

    SAYI II (2016)

    SAYI III (2017)

    SAYI IV (2018)

    Search for Publication

    En çok okunanlar

    • Arkaik Dönem İonia Üretimi Ticari Amphoralar
      Arkaik Dönem İonia Üretimi Ticari A...
    • Plutarkhos, Moralia: Şans Üzerine
      Plutarkhos, Moralia: Şans Üzerine
    • Tarihe Yön Veren Büyük Komutanlar: İskender, Hannibal ve Sezar’ın Liderlik Dehası
      Tarihe Yön Veren Büyük Komutanlar: ...
    • Barbarlıktan Medeniyete Vikingler
      Barbarlıktan Medeniyete Vikingler
    • Yunan ve Roma’da Ölü Kültü
      Yunan ve Roma’da Ölü Kültü
    • Antikçağ’dan Bugüne Glykon Kültü
      Antikçağ’dan Bugüne Glykon Kültü
    • Plutarkhos, Paralel Yaşamlar: Pompeius & Karşılaştırma
      Plutarkhos, Paralel Yaşamlar: Pompe...
    • Tarihi Dönemlere Ayırmak Şart mı?
      Tarihi Dönemlere Ayırmak Şart mı?
    • Gracchus Kardeşler
      Gracchus Kardeşler
    • Persler: Anadolu’da Kudret ve Görkem (The Persians: Power and Glory in Anatolia)
      Persler: Anadolu’da Kudret ve Görke...
    • Konstantinopolis: Şehrin Dokusu
      Konstantinopolis: Şehrin Dokusu
    • Manisa Müzesi Heykeltıraşlık Eserleri
      Manisa Müzesi Heykeltıraşlık Eserle...
    • Cumhuriyet Dönemi Roma Vergi Sistemi
      Cumhuriyet Dönemi Roma Vergi Sistem...
    • Antik Kentler: Antik Yakındoğu, Mısır, Yunan ve Roma’da Kentsel Yaşamın Arkeolojisi.
      Antik Kentler: Antik Yakındoğu, Mıs...
    • L. Catilina Söylevi
      L. Catilina Söylevi

    PhaseKapakWeb

    eISSN: 2149-7826

    Libri

    • Ana Sayfa
    • Dergi Hakkında
    • Son Sayı
    • Arşiv
    • Yazım İlkeleri
    • Yayın Süreci
    • İletişim

    Creative Commons Lisansı
    Bu eser Creative Commons Atıf-GayriTicari-AynıLisanslaPaylaş 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.

    Son Çıkan Yayınlar

    • New and Revised Funerary Inscriptions from Nikaia XX 24 Aralık 2025
    • Pierres Errantes: Two Latin Inscriptions transported from the Docimium Quarries to Istanbul 24 Aralık 2025
    • Three New Inscriptions from Phaselis: An Imperial Dedication, an Honorific Inscription for Aurelia Apphia, and Christian Dipinto 23 Aralık 2025
    • Neue Inschriften aus Blaundos 23 Aralık 2025
    • A New Pankration Inscription from Attouda 23 Aralık 2025
    • The Themis Leonideios in the Light of a New Inscription 23 Aralık 2025
    • The Stone Memory of Space: Inscription–Architecture Integration and Urban Memory Engineering in Phaselis 17 Kasım 2025
    • Eine neue Agdistis-Inschrift aus Termessos und einige Gedanken zum Tempel N6 22 Ekim 2025

    Yayın Arama

    Arşiv

    Flag Counter
    • Ana Sayfa
    • Dergi Hakkında
    • Son Sayı
    • Arşiv
    • Yayın Etiği
    • Yayın Gönderme
    • Yazım İlkeleri
    • Yayın Süreci
    • İletişim
    Copyright © 2015 www.libridergi.org
    • Türkçe
    • English (İngilizce)